Menü

VSD (Ventriküler Septal Defekt) Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Ventriküler septal defekt kalbin sağ ve sol ventriküllerini ayıran duvarda bulunan bir açıklıktır ve en sık görülen konjenital kalp hastalığıdır. Doğumsal kalp anomalilerinin yaklaşık yüzde yirmi ile otuzunu oluşturur. Defektin boyutu ve yerleşimi klinik önemi belirler. Küçük defektler kendiliğinden kapanabilirken büyük defektler hemodinamik bozukluklara yol açarak cerrahi müdahale gerektirebilir.

Sınıflandırma

Perimembranöz defektler en sık görülen tip olup atriyoventriküler iletim yollarına yakınlığı nedeniyle cerrahi sırasında dikkat gerektirir. Musküler defektler kas dokusu içinde yer alır ve sıklıkla küçük olup kendiliğinden kapanma eğilimi gösterir. Subarteriyel defektler çıkış yolu bölgesinde yerleşir ve aort kapak prolapsusuyla ilişkili olabilir.

İnlet defektler atriyoventriküler kapakların altında yer alır ve endokardiyal yastık defektleriyle ilişkili olabilir. Malalignment defektler septumun düzgün hizalanmamasından kaynaklanır ve Fallot tetralojisi gibi kompleks anomalilerle birlikte görülebilir. Defektin yeri ve boyutu tedavi stratejisinin belirlenmesinde kritik faktörlerdir.

Patofizyoloji

Sol ventrikülde basınç sağ ventrikülden yüksek olduğundan kan defekt aracılığıyla soldan sağa doğru şant oluşturur. Bu durum pulmoner kan akımının artmasına ve sol kalp boşluklarının hacim yüklenmesine neden olur. Büyük defektlerde pulmoner hipertansiyon gelişebilir ve tedavi edilmezse Eisenmenger sendromuna ilerleyebilir.

Eisenmenger sendromunda pulmoner vasküler direnç sistemik direnci aşar ve şant yönü tersine dönerek sağdan sola doğru olur. Bu durum siyanoza neden olur ve geri dönüşümsüz olarak kabul edilir. Erken cerrahi müdahale bu geri dönüşümsüz değişikliklerin önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Küçük defektlerde hemodinamik etki minimal olup klinik belirti vermeyebilir.

Klinik Belirtiler

Küçük defektlerde tek bulgu fizik muayenede duyulan sistolik üfürüm olabilir. Orta ve büyük defektlerde konjestif kalp yetmezliği belirtileri ortaya çıkar. Bebeklerde beslenme güçlüğü, terleme, hızlı soluma ve kilo alamama sık görülen yakınmalardır. Büyük çocuklarda egzersiz intoleransı ve tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları görülebilir.

Fizik muayenede sol sternal sınırda pansistolik üfürüm karakteristik bulgudur. Büyük defektlerde prekordial aktivite artmıştır. Pulmoner hipertansiyon geliştikçe ikinci kalp sesinin pulmoner komponenti güçlenir. Hepatomegali ve periferik ödem ileri evrede kalp yetmezliğinin belirtileridir.

Tanı Yöntemleri

Ekokardiyografi VSD tanısında altın standart görüntüleme yöntemidir. Defektin yeri, boyutu, şant yönü ve miktarı ekokardiyografik olarak değerlendirilebilir. Doppler inceleme şant hızını ve pulmoner arter basıncını tahmin etmeye yardımcı olur. Fetal ekokardiyografi prenatal dönemde tanıyı mümkün kılar.

Elektrokardiyografi ventrikül hipertrofisi ve iletim bozukluklarını gösterebilir. Göğüs röntgeninde kardiyomegali ve pulmoner vaskülarite artışı büyük defektlerin bulguları arasındadır. Kalp kateterizasyonu cerrahi öncesi hemodinamik değerlendirmede veya pulmoner vasküler direnç ölçümünde gerekebilir. Manyetik rezonans görüntüleme kompleks anatomilerde ek bilgi sağlayabilir.

Tedavi Yaklaşımları

Küçük ve hemodinamik olarak önemsiz defektler düzenli takiple izlenebilir. Perimembranöz ve musküler defektlerin önemli bir kısmı ilk iki yaşta kendiliğinden kapanır. Medikal tedavi kalp yetmezliği belirtilerinin kontrolünde kullanılır. Diüretikler, ACE inhibitörleri ve dijitaller medikal tedavinin temel bileşenleridir.

Cerrahi onarım büyük defektlerde ve medikal tedaviye yanıt vermeyen hastalarda endikedir. Ameliyat genellikle yama ile defektin kapatılmasını kapsar ve kardiyopulmoner bypass altında gerçekleştirilir. Transkateter kapatma uygun anatomiye sahip musküler ve bazı perimembranöz defektlerde minimal invaziv bir alternatif sunar. Cerrahi zamanlama hemodinamik duruma göre belirlenir ve genellikle ilk altı ay ile bir yaş arasında planlanır.

Prognoz ve Takip

Zamanında tedavi edilen VSD hastalarının uzun vadeli prognozu genellikle mükemmeldir. Cerrahi onarım sonrası hastaların büyük çoğunluğu normal yaşam sürer. Küçük rezidüel defektler kabul edilebilir olabilir ve ek müdahale gerektirmez. Endokardit profilaksisi onarılmamış defektlerde ve onarım sonrası ilk altı ayda bazı dental işlemler öncesinde gerekebilir.

Uzun vadeli takip aritmi gelişimi, kapak yetmezlikleri ve ventrikül fonksiyonlarının izlenmesi açısından önemlidir. Gebelik planlaması onarılmış VSD hastalarında genellikle güvenlidir ancak kardiyolojik değerlendirme önerilir. Spor katılımı bireysel değerlendirmeye göre belirlenir ve çoğu onarılmış hasta kısıtlama olmaksızın spor yapabilir. Düzenli kardiyolojik kontroller yaşam boyu sürdürülmelidir.